Yalnız İnsan...
Bir Ömürlük Notlar- Sayı: 138
Kolayına kaçmanın en kolay yolunun susmak ve susturmak olduğunu düşünüyorum. Oysa konuşmaya ve konuşturmaya ihtiyacımız var.
Konuşması ve konuşulması gerekenler, öyle büyük büyük konuşmacıların büyük büyük konuları ve konuşmaları değil bence. O da olsun tabi ama var zaten, hem de bolca ve salonlarca…
Dün bir araştırma okudum Linkedin’de. Günlük stres ve zorlayıcı duygular hissetme oranı ülkemizde yüzde 69 ile ortadoğu ve kuzey afrika bölgesinin en yüksek oranındaymış.
Benim de uzun zamandır çevremdeki insanlarda, eğitimlerimde katılımcılarımda, dost sohbetlerinde gözlemim bu yönde. Daha dün yine bir arkadaşımla telefonda insanların paylaşmaya ihtiyacı üzerine konuştuk. Bunun en çok da yalnız olmadığını hissetmeye katkısına değindik.
Bir terapiden ya da koçluk seansından bahsetmiyorum. Büyük büyük sözler söylemek ve duymaktan da bahsetmiyorum. Zor zamanlar zor konuşmalar gerektirir demiştim belki de bir yıldan uzun zaman önce. Zor konuşmaların zorluğu, yaşanılanların zorluğu aslında ve konunun önemli bir boyutu ve kök nedenlerinden biri ekonomik koşullar olsa da bundan ibaret değil.
İnsanlar kolay şeyler yaşamıyorlar. Hastalıklar, çocuklar, kayıplar, hayaller, sorumluluklar, yorgunluk, yoğunluk, belirsizlik, karmaşa, savaşlar, acılar, yalnızlık…
Kolay değil, kolay çözümü de yok…
Ama ilk adım yalnız olmadığını bilmek ve bilmenin ötesinde hissetmek! Ne diyordu Aragon, “yalnız insan merdivendir/ hiçbir yere ulaşmayan /Sürülür yabancı gibi /dayandığı kapılardan”
Çünkü insan ancak ve ancak başka insanlarla insan olabilir ve Goethe’nin dediği gibi, “insan kendini yalnızca insanda tanır…”
İnsana temas, insanda iz bırakır…
Bültenimin 138. sayısını keyifle okumanız diliyor, görüş, yorum ve önerilerinizi bekliyorum…
#süperöğrenmegücü #öğrenmeyiöğren #öğrenmebilimi #zihinselesneklik #öğrenmeçevikliği
GEÇTİĞİMİZ HAFTA YAPTIĞIM PAYLAŞIMLAR
14 Mayıs Salı - Öğrenme Sorumluluğu Aldığın Yolda Başlar
Sorumluluğunu almadığınız bir konuda öğrenemez, gelişemez ve değişemezsiniz...
Geçenlerde kendi kendime bunu söylerken, daha doğrusu bunu söyleyerek söylenirken buldum kendimi. Biraz kızgındım ve kendi kendime söyleniyordum.
Sorumluluğunu almayı, üstüne almak, üstlenmek anlamında kullanıyorum. Gerçek öğrenme ancak ve ancak sorumluluğunu aldığınız konuda mümkün...
Bir konuda şikayet etmek ya da değişim istemek kolay. Suçu başkalarına atmak da birileri değişsin ya da değiştirsin demek de öyle. Ama gelişim, konforlu mazeretlerin arkasında değil; sorumluluğu sahiplenmekte gizli.
İşyerinde ya da evde bir şeyler ters gittiğinde “benim işim değil” dediğiniz anlar vardır. Ama aynı olayda biri çıkar ve “ben ne yapabilirim?” diye sorar. İşte o kişi fark yaratır. Çünkü öğrenmeyi seçmiştir.
Ben de son zamanlarda kendime, kendi gelişim yolculuğuma dönüp baktığımda, hep aynı şeyi görüyorum: Ne zaman “bu benim meselem” dediysem, o zaman büyüdüm, geliştim ve değiştim.
Bunu genelleştirebilirim. Eğer bir organizasyonda insanlar bir değişim sürecinde "bu benim meselem" demiyorsa, organizasyonel gelişim pek mümkün olmuyor. İşte koçluk tam da burada devreye giriyor...
Hadi siz de genelleştirmeye devam edin... Sorumluluğunu almadığınız için öğrenemediğiniz, gelişemediğiniz neler var hayatınızda... Ya da tersi!
#süperöğrenmegücü #öğrenmeyiöğren #öğrenmebilimi #öğrenmeçevikliği #öğrenmesorumluluğu
Yazıyı Linkedin’de okumak için tıkla
15 Mayıs Çarşamba - Suçlamak Öğrenmeye Kapatır…
“Başkalarını suçlarsan, daha çok yolun var demektir.
Kendini suçlarsan, yolun yarısını geçmişsindir.
Kimseyi suçlamazsan, varmak istediğin yere ulaşmışsındır.”
Dün Instagram'da rastladım bu Çin atasözüne.
Okuyanlar hatırlayacaktır, ben de dün “Sorumluluğunu almadığınız bir konuda öğrenemez, gelişemez ve değişemezsiniz.” yazmıştım.
Geçen hafta hem gönderilerimde hem de bültenimde "anlamak" üzerine yazmıştım.
"Bir Çin atasözü der ki" tadında bir giriş oldu ama merak etmeyin bütün bunları yanyana koyup bugün ise bir adım daha ileri gitmek istiyorum sadece.
Bu sözdeki üç aşamayı olgunlaşma ve büyüme süreci gibi düşünebilirsiniz. Aslına bakarsanız hepimizin gelişim yolculuğunu anlatıyor.
İlki tam bir sabit zihniyet örneği olarak sorumluluktan kaçmak, kendini öğreneye kapatmak ve suçlu aramak davranışıdır. Örneğin, “Bizim müdür yüzünden bu işler olmuyor.” diyen bir kişiyi düşünebilirsiniz.
İkincisi sorumluluk üstlenmek gibi görünse de, ilkine göre kesinliklikle daha fazla gelişim zihniyetinde bir ifade olsa da aslında yine de bir suçlu arama yaklaşımını görüyoruz. Örneğin kendimize döneriz ve “Ben neyi yanlış yaptım acaba?” diyerek olanı olduğu gibi anlamak yerine, sadece kendi hatamıza odaklanırız.
Ama dönüşüm üçüncü aşamada başlar: Yani herhangi birini suçlamaktan vazgeçip sadece ne olduğunu anlamaya yöneldiğimizde... Olanı anladıktan sonra belki yine suçlamama şeklinde değil ama olanda kimin ne kadar ne sorumluluğu olduğuna dair düşünülebilir.
Çünkü suçlamak öğrenmeyi kapatır.
Oysa anlamak kapıyı aralar.
İşte bu yüzden, gelişim sadece sorumluluk almakla değil, aynı zamanda suçlamaktan vazgeçmekle de başlar.
O zaman hadi gelin birlikte soralım, “Bir süredir kendini ya da başkalarını suçladığın hangi konu, aslında sadece anlaşılması gereken bir süreç olabilir?”
Dün gönderinin görselinde Öğrenme Sorumluluğu Aldığın Yolda Başlar demiştim... Böyle bakınca aslında sanki yol uzun değilmiş de, sadece yön değiştirmek gerekiyormuş gibi görünüyor...
Fotoğraf Notu: Düşünen adam pozu vermeye çalıştım ama bilmem oldu mu🙂
#öğrenmesorumluluğu #süperöğrenmegücü #kişiselgelişim #öğrenmeyiöğren #öğrenmeçevikliği #zihinselesneklik
Yazıyı Linkedin’de okumak için tıkla
19 Mayıs Pazartesi - Söz…
Söz, sadece cumhuriyete ve memlekete sahip çıkmakla kalmayacak, onu daha da ileri taşıyacağız!
19 Mayıs ruhuyla...
Not: Fotoğraf, kızımın okulundaki kutlamadan.
#19Mayıs #Atatürk #cumhuriyet
Yazıyı Linkedin’de okumak için tıkla
27 Mayıs Salı - Derinlik ve Sadelik
Dün mentorlük yaptığım genç bir üniversite öğrencisi arkadaşla konumuz nasıl daha etkili öğrenebileceğiydi. Bu yüzden öğrenmeyi öğrenmek için öğrenmenin temellerinden bahsettim.
Normal koşullarda bu bir mentörlük görüşmesi olduğu için sunum açmak niyetim yoktu. Ama bir yerde görsel olarak bir şey göstermek istedim ve sunumu açtım.
Bulduğum sunum öğrenmeyi öğrenme konusunda daha pandeminin başlarında kullandığım sunumdu. Üzerinden çok zaman geçmiş. Görüşmeden sonra açık olan sunuma göz atarken düşüncelere daldım. Sunum başlığında 3 günlük versiyon yazıyordu. Ben az önce 3 günlük versiyonun 1 gününde anlattıklarımı 20 dakikada falan anlatmıştım.
Yani aslında o 3 günlük eğitimi şimdi bir en fazla iki saatte anlatabilecek durumdayım.
Elbette o sunumdan sonra bu içeriği video eğitim haline getirdim, üzerine kitabını yazdım, onlarca canlı eğitimde yüzlerce saat üzerine konuştum....
Sonuç mu?
Hep söylenir ama ben de bir kez daha deneyimlemiş oldum ki insan derinleştikçe sadeleşiyor...
Öğrenme, hedefi hep böyle bir sedeliğe ulaşmak olan bir yolculuk çoğu zaman...
#süperöğrenmegücü #öğrenmeyiöğren #öğrenmebilimi #öğrenmeçevikliği #zihinselesneklik
Yazıyı Linkedin’de okumak için tıkla
28 Mayıs Salı - Başlangıç Zihniyeti
Tam da insanın derinleştiği ve bu yüzden sadeleştiği yerde durup başlangıç zihniyetine geçmesi gerekiyor...
Çünkü yaratıcılık ve özgünlük burada ortaya çıkıyor.
Bir koçluk sorusu olarak soracak olursam "peki bununla ne yapacaksın?" diye kendinize sormanız gerekir... Bir sonraki adımı düşünmek, bir sonraki adım için önce geriye doğru uzun bir adım atmak ve oradan ileri doğru sıçramak!
Pek çok konuda öğrenmenin sınırı yok ancak öğrenme ve gelişimin belli bir aşamasında öğrendikleriniz işinizi yapmanız için yeterli hale gelebiliyor. Bir süre sonra yeni öğrendiğiniz şeylerin işinizi daha farklı bir şekilde yapmanıza katkısı azalıyor.
İşte bu bir eşik ve bu eşikte iki şeyi yapmanızı öneriyorum: Ya yeni bir şey öğrenmek ya da öğrendiklerinizi geçmiş başka öğrenmelerle harmanlayıp yeni bir şey yapmak...
Çok soyut gelmiş olabilir. Bu yüzden somutlayarak ve örnekleyerek ilerleyeyim...
Yaratıcılık benim ilk kitabımın konusu ve bu konuda çok şey okudum, çok şey yazdım, çok fazla şey anlattım. Sonra öğrenme üzerine çalıştım ki bu da benim ikinci kitabımın konusu. Öğrenme konusunda da çok fazla şey yazdım, çok fazla şey okudum ve çok fazla şey anlattım. Bütün bunların yanında, merak, hayal gücü, eleştirel düşünme, iletişim, liderlik, hikayeleştirme, mentorluk, koçluk, organizasyonel gelişim ve daha fazlası da vardı hayatımda.
Şimdi bütün bunları kullanarak, bütün bildiklerimi gözden geçirerek iki şey soruyorum kendime: Birincisi yeni öğrenecek ne var ve ikincisi bütün bu öğrendiklerinle yeni, yenilikçi ve farklı ne yapabilirsin?
Çünkü hayat bitmeyen ve kendini tamamlayan bir resimdir... Ve her yeni dokunuşun, ona farklı bir anlam (ya da renk ve desen) katma ihtimali var...
En azından benim için öyle!
Peki sen, öğrendiklerinle şimdi ne yapıyorsun? Ne yapacaksın?
#süperöğrenmegücü #öğrenmeyiöğren #öğrenmebilimi #öğrenmeçevikliği #zihinselesneklik
Yazıyı Linkedin’de okumak için tıkla
HABERLER
1. Mentörlük çok önemli bir öğrenme yöntemi. Aslında hem alan hem de veren için. Geçen hafta TEGEP Mentörlük projesi kapsamında yaklaşık 2 aydır görüştüğümüz sevgili mentim Selin ile ilk defa yüzyüze geldik.
2. Geçen hafta ağırlıklı olarak yeni bir projem için içerik üretmekle geçti. Yeni bir şeyler üretmeyi çok seviyor ve önemsiyorum.
3. Geçen hafta Opet çalışanlarıyla Lego Serious Play ile Tasarım Odaklı Düşünme ve Problem Çözme eğitiminde 2 gün beraberdik. Lego’nun gücü, tasarım odaklı düşünce ile birleşince, ortaya harika fikirler çıktı…
4. Bu hafta TEGEP’in Kurumsal Akademi Günleri kapsamında Skoda Deneyim Akademisi evsahipliğinde yapılan insan analitiği oturumuna katıldım. Hem teori hem de deneyim iç içe ve çok öğreticiydi. Tabi dostları görebilmek de cabası…
5. Birbirinden öğrenme, deneyim aktarımı, el almak el vermek konusunda özgün bir çalışma olan Beko Masters Class’ın 4. yılında bu hafta 2. süpervizyonları yaptık.
6. ICF akredite Level 2 Özgün Koçluk eğitiminin yeni grubu da devam ediyor. Bu hafta dokuzuncu oturumunda bir araya geldiğimiz koç adaylarımızla çok öğrenmeli bir yolculuk oluyor. Bizim iddiamız şu, bu eğitimi alan herkes koçluk yapmak konusunda özyeterlilik geliştirecek. Bu hafta yapılan koçluk denemeleri doğru yolda olduğumuzu gösteriyor!
7. Kitabımın çıkmasının ardından, kitabımın daha fazla insana ulaşması en önemli gündemlerimden. Çok fazla kişinin kitapevlerinden ya da online sitelerden kitabıma ulaştığını görmek çok güzel. En güzeli 3. baskı için hazırlıkların başlamış olması!
Diğer taraftan kitabım pek çok kurum tarafından çalışanlarına hediye edilmek üzere alınıyor. Siz de geleceğin en önemli yetkinliklerinden biri olan öğrenmeyi öğrenme konusunda etkili bir öğrenme yatırımı yapmak isterseniz bana ya da doğrudan Elma Yayınevine ulaşabilirsiniz.
Peki kitabımı nerelerden satın alabilirsiniz?
D&R :
https://lnkd.in/d3mBhxBV
Kitapyurdu:
https://lnkd.in/duWG3j82
Elma Yayınevi Online Satış
https://lnkd.in/dSdKEief
Ayrıca tüm kitapçı raflarında, online kitapçı (BKM, Idefix vb.) ve alışveriş sitelerinde (Hepsiburada, Trendyol, Amazon vb.) bulabilirsiniz.
Son olarak indirimli kurumsal satın almalarınız için doğrudan bana ya da Elma Yayınevi'ne ulaşabilirsiniz.
HAFTANIN GÖRSELİ
Buna çok sık rastlıyorum. İşler bir şekilde gidiyor, insanlar bir şekilde çalışıyor ve işler iyi de gidiyor.
İyi mi?
İyi iyi, çok şükür! Vuruyoruz çok şükür… İyi de vuruyoruz, tam on ikiden. İstikrar mı? Alası var! Hep aynı yeri tutturuyoruz.
Peki neye rağmen…
Bence biraz daha akıllı olmalıyız…
Duranı herkes vurur…
Ama günümüzde duranın faydası yok, duranı vurmanın da sonu…
Duran dursun, vuran vursun da, biz biraz daha aşağıları hedefleyelim. Aşağıları, mesela ayağımıza dolananları…
HATIRLATMALAR
📰 Her cumartesi haftalık bülten almak ve bütün paylaşımlarımdan haberdar olmak için tıkla:
Yapman gereken çok basit! Yukarıdaki linki tıkla, e posta adresini girip abone ol. Ardından gelen kutuna gelen onay mailini tıkla.
📖 Bir Ömür Yaratıcılık: Yaratıcı Yaşam Rehberi kitabımı hala okumadıysan, kitabımı tüm online satış kanallarından edinebilirsin. (Kitap Yurdu hariç)
📽️ Youtube kanalıma abone olmak için tıkla.
📻 İçeriklerimi Podcast Olarak da Dinleyebilirsin.
Podcast kanallarım için:






